Altın piyasasında sıkça kullanılan bir söz vardır: Altının en büyük gücü, yatırımcıları hayal kırıklığına uğratabilme yeteneğidir. Geçen haftaki fiyat hareketleri de bu sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gösterdi.
Altın yatırımcılar değer kaybı karşısında endişeleniyor ve kamuoyunda dile gelen soruları Ekonomist Candaş Atalay, Ensonhaber için değerlendirdi.
Atalay, aslında geçen haftanın altın için oldukça olumlu geçmesinin beklendiğini belirterek değerle madenin geldiği seviyeyi, "ABD Merkez Bankası (Fed) faiz oranlarını sabit tuttu, tahvil getirileri sert şekilde geriledi ve dolar son dönemdeki zirvelerinden uzaklaştı. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen altın fiyatları haftayı yaklaşık yüzde 3 kayıpla tamamladı. Ons altın 3 bin 900 doların altına gerileyerek son 12 ayın en düşük seviyelerini gördü." diyerek özetledi.
PEKİ, ALTIN NEDEN YÜKSELMESİ GEREKİRKEN DÜŞÜYOR?
Altın fiyatları üzerinde jeopolitik risklerden çok doların güçlenmesi, faiz artırımı beklentileri ve küresel piyasalardaki nakit sıkışıklığı etkili oluyor. Ekonomist Candaş Atalay'ın kamuoyunun dilinde olan "Altın neden yükselmesi gerekirken düşüyor?" sorusunu şu sözlerle yanıtladı:
"Bunun arkasında Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji krizi ile değerli metaller arasındaki ilk bakışta çelişkili görünen ilişki bulunuyor.
Normal şartlarda jeopolitik gerilimler altına yönelik güvenli liman talebini artırır. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar ve petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması, enerji ithalatçısı ülkelerin dolar talebini artırıyor."

"PETROL DOLAR ÜZERİNDEN FİYATLANINCA ÜLKELER DOLARA YÖNELDİ"
Petrolün dolar üzerinden fiyatlandırılması nedeniyle Japonya, Güney Kore, Almanya ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkeler, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla dolar bulundurmak zorunda kalıyor.
Bu durum doların güçlenmesine, enflasyon baskısının artmasına ve merkez bankalarının faizleri yükseltme ihtimalinin güçlenmesine neden oluyor. Sonuç olarak jeopolitik riskler, altını desteklemek yerine kısa vadede baskılayabiliyor.

ALTIN VE GÜMÜŞ NEDEN SATIŞ BASKISI ALTINDA?
Son satışların arkasındaki en önemli faktörlerden biri de hisse senedi piyasalarında yaşanan sert düşüşün diğer varlık sınıflarına yayılması.
Özellikle teknoloji hisselerindeki satışlar, büyük yatırım fonlarının nakit ihtiyacını artırdı. Fonlar, teminat tamamlama çağrılarını karşılamak ve likidite sağlamak için kolayca satabilecekleri varlıklara yöneliyor. Altın ve gümüş de bu varlıkların başında geliyor.
Altın şu anda iki önemli baskıyla karşı karşıya: Faiz artırımı beklentileri ve piyasalarda kaldıraçlı pozisyonların azaltılması.

"ALTININ ONSUNUN 4 BİN DOLAR SEVİYESİNİ TEKRAR KAZANMASI GEREKLİ"
Altının 3 bin 900 doların üzerine çıkması kısa vadede olumlu bir gelişme olsa da piyasanın gerçek anlamda rahatlayabilmesi için 4 bin dolar seviyesinin yeniden kazanılması gerekiyor.
Üstelik altının karşı karşıya olduğu risk yalnızca faiz artırımı değil. Küresel piyasalarda nakit ihtiyacının artması, güvenli liman talebinin tahvillere yönelmesi ve yatırımcıların kaldıraçlı pozisyonlarını kapatması da altın ve gümüşün toparlanmasını zorlaştırıyor.
NAKİT SIKINTISI NE ZAMAN SONA ERECEK?
Altın için kritik soru artık yalnızca faizlerin ne olacağı değil, piyasalardaki nakit sıkışıklığının ne zaman sona ereceği."
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!